Antalya

Alanya Kalesi

Alanya Kalesi

Denizden ve karadan zor ulaşabilirliği nedeniyle tarih boyunca devamlı yerleşime uğramış olan Alanya Kalesi; Anadolu’yu süsleyen yüzlerce kaleden bugün ayakta kalabilmiş, en iyi korunmuş olanlarından birisidir.

Nisan-Ekim
Yaz Açılış Saati: 08:00
Nisan-Ekim
Yaz Kapanış Saati: 19:30
Kasım-Mart
Kış Açılış Saati: 08:00
Kasım-Mart
Kış Kapanış Saati: 17:00

Tatil Günü:
Her gün açıktır.

Giriş Ücreti: 15 TL

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın belirlediği, Müze ve Örenyerlerine girişlerde uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönergenin 10.Maddesine göre;


Müze ve örenyerleri dini bayramların birinci günü saat 13:00’e kadar kapalıdır.
 
Bir yıl boyunca Müzekart ile 2 kez, Müzekart+ ile ise sınırsız ziyaret edebilirsiniz.
Adres     : Alanya Kalesi, İç Kale, Ehmedek,Alanya
E-posta  : antalya@kulturturizm.gov.tr
Tel         : +90 (242) 247 76 60

E-bilet Satın Al»

Bir Selçuklu açık hava müzesi

Denizden ve karadan zor ulaşabilirliği nedeniyle tarih boyunca bir yerleşim alanı olan Alanya Kalesi, Anadolu'yu süsleyen yüzlerce kaleden günümüze kadar ayakta kalabilen en iyi korunmuş kalelerden biridir.

6,5 km. yi bulan sur uzunluğu, 140'ı bulan burçları, içindeki 400'e yakın sarnıcı, yazıtlı kapılarıyla Selçuklu sanatını en iyi yansıtan bir açık hava müzesi görünümündeki kalenin ilk iskân tarihi Hellenistik Dönem'e kadar inse de yapı bugünkü ihtişamına asıl olarak Selçuklular zamanında kavuşmuş.

İçkalenin orta kısmında yer alan tuğladan yapılmış iki adet Selçuklu Dönemi su sarnıcı bugün de işlevini sürdürüyor. Yapı içindeki başlıca yapılar, batı hariç diğer cephelerde kale duvarlarının içine dayandırılarak inşa edilmişler. Kalenin ortasında, yonca yaprağı planlı küçük Bizans kilisesinin günümüze kadar ayakta kalması, Selçuklu'nun farklı dinlere ve bu dinlerin yapılarına duyduğu saygının güzel bir örneğini oluşturuyor.

Yapıya Alaeddin Keykubat döneminde eklenen ve Selçuklu sanatının eşsiz örneklerinden biri olan sekizgen planlı Kızılkule günümüzde Alanya'nın simgesi haline gelmiş durumda. Kalenin yapımı sırasında Antikçağ'a ait devşirme malzemeden yararlanılmış. Her yüzdeki mazgallar, gözetleme pencereleri, düşmana zift ve kaynar su dökmeye yarayan önleri peçeli delikler hâlâ görülebiliyor. Kale kompleksi içindeki tersane de Selçukluların denizle ilk buluşmasını simgelemesi açısından önemlidir. Giriş kapısında, sultanın armasını taşıyan ve rozetlerle süslü olan yazıtta, bu tersanenin Selçukluların Sinop'tan sonra ikinci deniz üssü olması nedeniyle Alaaddin Keykubat'a verilen "İki Denizin Sultanı" unvanı yer alıyor.