SOBESSOS ÖRENYERİ
Nevşehir ilinin Ürgüp İlçesine yaklaşık 25 km uzaklıkta, Şahinefendi köyü sınırları içerisinde yer almakta olup, 2002 yılında keşfedilmiştir. Kent Damsa Çayını besleyen; Ay, Karaser ve Cevizli dereleri gözlerine yakın, küçük tepelikler arasında konuşlandırılmıştır. Arkeolojik kalıntılarla yerleşimin şimdilik MS. 4. yüzyılda küçük ölçekli kırsal bir kent alanı olarak kullanılmaya başlandığı ve Hristiyanlığın bölgedeki kabulüyle birlikte ise yerleşimin geliştiği, hatta İmparator VI. Leon (MS 886-912) dönemiyle birlikte bir episkoposluk merkezi olarak anılmaya başlandığı bilinmektedir. Antik kent primitif ve bölgesel üslubuyla Kapadokya Bölgesi yerleşimlerinin genel niteliği düşünüldüğünde son derece sıra dışıdır. Yapılan kazılar neticesinde dini yapılar, kamusal alanlar, caddeler ve sivil mimarlık örnekleri gün yüzüne çıkartılmıştır.
1-Villa; başlangıçta yerel bir elite ait konut sonrasında ise kilise ve şapel olarak dikdörtgen planlı yapı erken evresinde dışta sütunlarla hareketlendirilmiş bir portikoya sahiptir. Yapıya giriş kuzeydeki kapıdan sağlanır ve içte güneydoğu hat boyunca uzanan avluyu “L” biçimli saran mekanlar bulunur. Yapıyı henüz bu evrede özel kılan asıl detayı ise zemini kaplayan ve çeşitli geometrik motiflerin bulunduğu mozaikler oluşturur. MS 4. yüzyıl sonrasında yaşanan kilise evresi, dönüşümü yalnızca yapının atriumunda tespit edilen bazı mimari parçalarla takip edilir. Yapının şapel olarak kullanıldığı ve MS 7. yüzyıla tarihlenen son evrede ise niteliğini büyük oranda kaybeder. Bu süreçte yapının içine, yalnızca devşirme malzemelerle özensiz bir biçimde inşa edilen, doğu batı doğrultulu bir şapel eklenir. İkinci evreden sonra yapının hem iç hem de dış kısmı bir (nekropol) mezarlık alanı olarak kullanılmaya başlanır.
2-Hamam; villa ile çağdaş olabileceği düşünülmektedir. Anadolu sıra tipli hamam geleneğinin bir varyasyonuna sahip olan yapının planı; doğu-batı, kuzey-güney doğrultulu yerleştirilen bir “L” planlı, mekanlar, batıdan doğuya doğru; praefurnium (ateşin yakıldığı ocak),caldarium (sıcaklık), tepidarium (ılıklık), frigidarium (soğukluk), kuzeyden güneye doğru ise apodyterium (soyunmagiyinme odası) ve sudatorium (buhar odası) olarak sıralanmaktadır. Apodyterium (soyunmagiyinme odası) mozaikli zemin döşemelerine sahiptir. Bunlardan en ünlüsü Frigidarium II kapısı girişinde bulunan bir çift sandalet motifidir. Diğer yandan apodyterium içinde de kısmen tahrip olsa da, giyoş motifi ile çerçevelenmiş keklik, kandil ve geometrik tessera süslemelidir. Hamam mimarisiyle Geç Dönem Roma hamamıdır.
3-Antik Kentte; Ürgüp Müzesi Müdürlüğü Başkanlığında yürütülen kazı çalışmalarımızda; atölyeler, geç dönem Roma hamamı kamusal ve sosyal konutlar, içlik, depolama amaçlı kullanılan mekanlar gün yüzüne çıkartılan diğer önemli mekanlardır.