Kilikya Bölgesinin önemli kentlerinden olan Kastabala, Ceyhan (Pyramos) Nehri’nin yakınlarında küçük bir ovaya hakim konumdadır. Bugüne kadar yapılan araştırmalar antik kentin sınırlarının güneyde Ceyhan Nehri, kuzeyde Karatepe, batıda Kırmıtlı köyleri arasında genişleyen verimli ovayı kapsadığını göstermektedir. MS 4. yüzyılda yapılmış bir sur ile çevrili kent merkezindeki yapılar kale tepesinin hâkim olduğu küçük bir vadinin kuzey ve doğu yamaçlarına yayılmıştır. Kastabala kentinin ilk yerleşim tarihi Neolitik Dönem’e kadar uzanmaktadır. Kentin görülebilen yapıları Roma Dönemi’ne aittir. Kentte sütunlu caddeler, tonozlu kompleks yapı, tiyatro, hamamlar, kutsal alanlar, nekropol alanları, anıt mezarlar, villa yapıları, su kemerleri, nympheum, sarnıçlar, kiliseler ve kale bulunmaktadır. Bu yapılardan sütunlu cadde, tiyatro, hamamlar ve su kemerleri M.S. 2. ve 3. yüzyıla yani Antoninler ve Severuslar Dönemi’ne tarihlenmektedir. Roma Dönemi’ne ait bazı mimari parçalar Orta Çağ kiliselerinde şipolyen malzeme olarak kullanılmıştır
Kastabala, Artemis-Perasia’nın kült merkezi olup yazılı antik kaynaklarda da bu kutsal alanın varlığından söz edilmektedir. Son yıllarda antik kentte yapılan sistemli kazılarda kült merkezinin varlığını ortaya çıkaracak önemli bilimsel verilere ulaşılmıştır. Kent ilk kez Hierapolis adıyla Seleukos Krallarından IV. Antiochos Epiphanes’in hakimiyeti döneminde basılan sikkelerde görülmektedir. IV. Antiochos yerleşimde uzun yıllar tapınım gören Tanrıça Artemis Perasia adından dolayı kente kutsal şehir anlamına gelen “Hierapolis” adını vermiştir. Kastabala Antik Kenti’nde 2021 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı kararıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün verdiği resmi izinle Bakanlığımız ve Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi adına Doç. Dr. Faris DEMİR başkanlığında kazı çalışmaları yürütülmektedir.
KUZEY SÜTUNLU CADDE:
Kuzey Sütunlu Cadde, MS 2. yüzyılda Kastabala Vadisi’nin kuzey yamacında arazinin hareketli topografyasına göre planlanarak batı-doğu yönünde inşa edilmiştir. Son yıllarda yapılan bilimsel kazılar caddenin kuzeyinde ve güneyinde sütunlu galerilerin, sütunların arkasında da arazinin eğimine göre sıralı dükkânların yer aldığını ortaya koymuştur. MS 2. yüzyıldan 12-13. yüzyıla kadar farklı zamanlarda sütunlu galeriler ve dükkânlarda kapsamlı onarım ve tadilatlar yapılmıştır. 5. yüzyılda sıralı dükkânların yerinde inşa edilen konutların bazıları caddeye açılan dükkânlara da sahiptir.
KUZEY KİLİSE:
Kastabala Hierapolis Antik Kenti’nde “Kuzey Kilise ve Güney Kilise” olarak adlandırılan iki adet yapı bulunmaktadır. MS 5. yüzyılda vadinin kuzeyinde inşa edilen kilise üç nefli, polygonal apsisli, bazilikal plana sahiptir. Kilisenin inşasında tamamen kentte bulunan Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait yapıların mimari parçaları devşirme olarak kullanılmıştır.
TİYATRO:
Tiyatro, kuzey sütunlu caddenin güneyinde, tonozlu kompleks yapının doğusunda, büyük hamamın kuzeyinde yer almaktadır. Tiyatronun önünde güneydeki sütunlu cadde ve hamam yapısı bulunmaktadır. Yapı yamaca kurulmuş olup büyük ölçüde sağlam olarak günümüze ulaşmıştır. Tiyatronun kaveası iki bölümden oluşmaktadır. Muhtemelen tonoz ve kemerler üzerine oturan üst kaveanın büyük bir bölümü yıkılmıştır. Summa kavea ve ima kavea’yı ayıran diazoma geçişi ve diazomadan dışarıya açılan iki adet vomitorium yer almaktadır. Batı vomitorium tahrip olmakla birlikte doğu vomitorium sağlam olarak günümüze ulaşmıştır. Tiyatronun doğusunda ve batısında yer alan aditus/paradoslar sağlam olarak günümüze ulaşmış, ancak üzerinde yer alan kavealar tahrip olmuştur. Bu tonozlu girişlerden üst kata çıkan merdivenler diazomaya açılmaktadır. Diazoma açılana merdivenlerin Doğudaki yıkılmış olsa bile yeri belli iken batıda yer alan çıkışlar tamamen tahrip olmuştur. Diazoma hattı boyunca bisellum kaveaları sıralanmıştır. Girişlerin yanında simetrik olarak sahneye açılan kapılar yer almaktadır. Sahne binasının üst bölümü tahrip olmuş, alt bölümü toprak altındadır. Yüzeyde görülen mimari bloklara göre sahne binası iki adet aedicula ve iki adet dikdörtgen podyumdan oluşmaktadır. Proskene’nin doğu ve batı kısımlarında iki kapı girişi yer alırken orta kısımda ise bir valva regia yer almaktadır. Yapının üst bölümüne ait tavan kaset süslemeleri bitkisel bezemeli olup architrav üzerinde yer alan friz blokları masklar ile süslenmiştir. Ayrıca yapının alınlık kısmında inci boncuk dizisi, yumurta dizisi, anthemion kuşağı ve dil motifi işlenmiştir. Ayrıca tiyatronun tavan kasetleri üzerinde papatya, kozalak, nar gibi meyve ve bitkisel bezemeler kullanılmıştır. Sütun başlıkları Korinth düzeninde yapılmış olup aşırı tahribata uğramıştır. Batı ve doğu aditusların önünde heykel kaideleri yer almaktadır. Tiyatroyu çevreleyen analemma duvarı düzgün işlenmiş kireçtaşı bloklar ve moloz harç kullanılarak inşa edilmiştir. Tiyatro yaklaşık olarak M.S. 2. yüzyıla Geç Hadrian ve Antoninler Dönemi’ne tarihlenmektedir. Sahne binası önündeki çalışmalarda mask betimli arşitrav friz blokları, korniş bloğu, bisellum koltuğu parçası, yivsiz sütun gövde parçaları, podyum parçaları ve temelde kullanılan kist taşları açığa çıkarılmıştır. Arşitrav friz bloğunun dar kenarında Pan kabartması betimlenmiştir. Pan figüründeki boynuzlar figürün alnından çıkmaktadır. Pan ve Satyr figürleri antik tiyatroda tragedya ve komedyayı simgelemektedir. Korniş bloklarında diş sırası aralarında gül bezek motifleri işlenmiştir. Arşitrav friz blokları sağlam ele geçmekle birlikte bazı korniş blokları parçalar halinde günümüze ulaşmıştır.
BODRUM KALESİ:
Kastabala Antik Kenti sınırları içerisinde bulunan ovaya hâkim konumda ve savunmaya elverişli bir kayalık üzerine tamamen yerel taş kullanılarak 13. yüzyılda inşa edilmiştir. Orta Çağ’da Haçlı seferlerine karşı savunma amaçlı inşa edilen kalenin köşeleri yarım yuvarlak planlı kulelerle güçlendirilmiştir. 4 burç ve bir gözetleme kulesine sahip olan kalenin içerisinde bir de su sarnıcı bulunmaktadır. Kalenin kuzeydoğu eteğinde ana kayaya açılan geçit sayesinde Kastabala’nın batı ve doğu konutlarının birbirine bağlanması sağlanmıştır.